Pazartesi, Mart 19, 2012

Lcd Nedir ?

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birkaç yıl önce fiyatları ile dudak uçurtan LCD ekranlar, artık hemen hemen her eve girmiş durumda. Bilgisayar monitörleriyle başlayan LCD devrimi kısa süre içerisinde 100 cm üzerindeki televizyonlarla da birçok insanın beğenisini kazandı. 

Sıvı Kristal Ekran(Liquid Crystal Display) olarak adlandırılan LCD ekranlar, polarizasyon yani elektrik akımı ile kutuplanmanın oluşması prensibiyle çalışır. Daha önceleri kullanımı yaygın hale gelen vakumlu florasan ekranlar, LCD ekranların daha yüksek kalitede görüntü sunması ve çok daha az enerji tüketmesi ile popülerliğini yitirmiştir.
LCD ekranlarda görünün oluşması; ekranın içindeki sıvıya doğrudan iletilen elektrik akımının, iç kısımdaki sıvının tek fazlı olarak ışığı geçirgen hale getirmesi ve ön panelde bulunan kutuplama filtresi ile bu ışığın insan gözü tarafından algılanabilen görüntüye dönüştürülmesiyle gerçekleşir. Kullanılmaya başladığında yalnızca hesap makineleri ve kol saatlerinde tercih edilen LCD ekranlar, yalnızca tek renk seçeneğine son derece düşük bir çözünürlüğe sahiptir. O günler LCD ekranların bu kadar gelişerek günümüzde her evin başköşesine kurulacağı birçok bilim adamının dahi aklına gelmemiştir.
LCD ekranların günümüzdeki kullanımını sağlayan Nokta Matris (Dot Matrix), son derece yüksek bir çözünürlük imkanı sağlarken görüntünün inanılmaz renk çeşitliliğinde sergilenebilmesine olanak tanımıştır. Katot ışınlarının kullanıldığı tüplü ekranlarla kıyaslanamayacak derecede az radyasyon salınımı yaptığı ve elektrik enerjisini oldukça tasarruflu bir biçimde kullandığı için günümüzde milyonlarca insan tarafından tercih edilmiştir. Evlerde televizyon olarak kullanılan LCD ekranlar, sunduğu yüksek çözünürlüklü ve çok renkli görüntü kalitesiyle de öncelikli seçim konumuna gelmiştir.
LCD ekranların bilgisayar monitörü ve televizyon olarak piyasadaki yerini aldığı ilk günlerde yaşanılan en büyük sorun, ekranlardaki görüntü tazeleme hızının düşük olması(Ghosting) nedeniyle hareketli sahnelerde donmalar yaşanmasıydı. Hızlı görüntülerin ani değişimlerini izleyenlere sorunsuz bir biçimde yansıtabilmesi için LCD teknolojisi geliştirilerek, günümüzde 1 milisaniyenin de altında gecikme sürelerine inilmiştir ki bu sürede gerçekleşen görüntü değişimlerini insan gözünün algılaması mümkün değildir. 1 milisaniye gecikmeye sahip LCD ekranlar 200 Mhz gibi görüntü tazeleme hızlarına sahip olabilmektedir.

Kaynak:http://ush.re/vsf4

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Köşe Yazıları